Ana içeriğe atla

MERKEZ BANKASI BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI BU DURUM NEYİN HABERCİSİ

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle görevden alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çetinkaya’nın faizleri indirmediği için görevden alındığını söyledi. (kaynak; sputnik)
Merkez Bankası başkanı'nın görevden alınması bankanın tüzüğünde yer alan; istifa etmesiyle görevden ayrılabilir, ibaresine ters düşmektedir.
Bu durum ve benzeri olaylar kötü gidişatlara kurban arayan sistemlerin yaptığı sucluluk gizleme politikasıdır ki, bu artık su kaldırmaz bir gerçek.Neyin neden yapıldığı artık gizli kalamayacak kadar açık.Genellikle 3. Sınıf gelişmekte olan ancak bir türlü gelişemeyen ülkelerin yapabileceği bu tutum ve davranıslar ülkenin geleceği açısından toplumda hayal kırıklığı yaratıyor.
Peki esas merak edilen şu Merkez Bankası ekonomide istikrar belirleme rolüne bürünmüş ancak bunu gerçekleştirememiş diyelim, ekonomi konusunda karar verici, vizyon ve politika belirleyici kişiler ne olacak?
Bir öngörüde bulunmak gerekirse halkın ekonomik yetersizlik konusundaki isyaninı bastırmak açisından gazını almaya yönelik bir hareket gibi görünsede 2023 seçimlerine kadar kabine revizyonu'nun gerçekleşebileceğine işaret ediyor.Kabinede en önemli değişiklik Berat Albayrak ve Süleyman Soylu olacak.Berat Albayrak ekonomide, Süleyman Soylu ise yerel seçimlerde iç politikada belirleyici olamadığı için.
Şu an piyasalar ve halk bu beklenti içerisinde dolayısıyla yeni siyasal iletişim vizyonu; ekonomiden sorumlu kişilerin ya da etkileyen kişilerin değişimi yönünde olacak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KORONAVİRÜS SALGINI VE TOPLUM BİLİNÇSİZLİĞİ

Önce bu virüsün hangi ülkede ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını ve nasıl bir etki yarattığını konuşmak gerekir.Çin'in Wuhan kentinde 2019 Aralık ortası gibi haberlerini almaya başladığımız bu salgın hastalığın üzerinden neredeyse dört ay geçti ve bu hastalığın gözlenmediği bir ülke kalmadı.Bunun sebebi ise virüsün bulaşma hızının çok yüksek ve kontrol edilemez olmasından kaynaklı. Dünya tarihinin belli dönemlerinde yaşanan salgın hastalıklar tarihe geçmiştir.14.yy'da yaşana Kara Veba dünya nüfusunun 200 Milyon'ununu yok etmiştir.Bu en bilinen ve en korkutucularından olsada 20. ve 21. yy'da da yine salgın hastalıklar kendini göstermiştir İSPANYOL GRİBİ, SARS, MERS, AIDS, ASYA GRİBİ vs.. Şu an dünya 2019 tarihi itibari ile bütün sağlık gelişmelerini, bütün teknolojik gelişmeleri, ekonomik gelişmişlikleri ve askeri güçleri etkisiz bırakacak bir sağlık sorunu ile yüzleşmek zorunda kaldı.Bu durum dünya tarihini değiştirebilecek çok önemli etkiler bırakabilecek bir sıkı...

CUMHURİYET DEMEK "EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR." DEMEK

Cumhuriyet'in ilanı 29 Ekim 1923'tür.96. Yılını geride bıraktığımız bu tarih Türkiye ve Anadolu tarihi için çok önemlidir ki malesef bazı sokak röportajlarında insanlara bu tarihin ne olduğu sorulduğunda bilmeyenler, cevap veremeyenler olduğu görülüyor.Bu tarihin ne ifade ettiği 7'den 70'e herkes tarafından benimsenmiş hatta hissedilmiş olmalı. Sancılı geçen Kurtuluş Savaşı'nın ardından Lozanda dönemin şartları göz önünde bulundurulduğu zaman çok önemli bir kazanım elde ettik.Ülkenin düşman işgalinden kurtulmasına olanak veren bu antlaşmanın ardından tarafların yani Ankara'nın hangi sıfatla burada yer aldığının kafa karışıklığı artık giderilmeliydi.İste bu süreçte 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi ve yönetim şekli bu doğrultuda belirlendi. Peki cumhuriyet kavramının topluma ve demokrasi anlayışı içerisinde halka yansıması nasıl oldu, yani Cumhuriyet ne demekti ve önemi neydi?Aslına bakılırsa Cumhuriyet; bireyin özgür bir çerçevede yaşayabilmes...

DÜŞÜNCE VE FİKİR YAYMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Gündemin en yoğun başlığı ifade hurriyeti bu konuda aslolan davranış özgürlük ilkesiyle örtüşmeliyken ülkelerin yönetim şekline ya da devlet otoritesine göre yaklaşımlar kendi içlerinde şınırlandırılmıştır.Bu belli sebepler doğrultusunda hem AİHM hem AB maddelerine bakıldığında düşünce özgürlüğünün ya da fikir yayma özgürlüğünün hangi noktalarada ne kadar uygulandığı gözlemlenebilir ancak biz 1982 anayasasıyla beraber hayatımızda yer alan bu başlığın anayasal düzende ne ifade ettiğıne ve nasıl sınırlandırıldığına bakalım. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü,radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düze...